Like

İlginç ismi ile dikkatimizi çeken bir hobi var karşımızda. İkebana

İkebana bir Japon çiçek düzenleme sanatı. Çiçeklerin insanlar için ifade ettiği anlamlar sınırsız. Onlar ile birbirimize mesajlar iletebiliyoruz, sevgimizi ve hatta nefretimizi gönderebiliyoruz. Sadece çiçekleri görmek bile bizi mutlu edebiliyor.

Yapılan araştırmalarda buket hediye edilen katılımcılarda gerçek gülüş olarak adlandırılan “Duchenne Smile” gülüşü kaydedilmiş. Ve asıl ilginç olan, bu mutlulukları hafta boyunca devam etmiş. Unutmamak gerek; çiçekler tarih boyunca hep sevgiyi ifade etmek için kullanılıyordu.

İkebana sanatı ise 6.yüzyılda Budizm ile Çin’den Japonya’ya gelmesi ile ortaya çıkmış. İkebana kelime olarak “yaşayan çiçek” anlamına sahip. Minimalizm ve sembolizm esas alınarak yaratılan eserlerin asıl amacı insan ile doğayı yakınlaştırmak, doğaya farklı bir göz ile bakabilmek.

Balzac‘ın dediği gibi “Sanat doğayı kopya etmek değil, doğayı anlatmaktır.

Doğada sadece mutluluk, huzur ve neşe yoktur. Hüzün vardır, ayrılık vardır ve elbette ölüm vardır. Mis gibi kokan ve ölümsüzmüş gibi duran manolyaya karşın ağacından ayrılmış bir dal, kurumak üzere olan bir çiçek vardır. Doğada ölüm kaçınılmazdır.

İkebana düzenlerken ise içimizde bir yolculuğa çıkmalıyız. Sessiz olup, yerleştirdiğimiz her bir objede hislerimizi düşünmeli, bizi rahatsız eden, kaygılandıran her hislerden arınmak için düşüncelerimizi temsil edecek bir çiçek, bir yaprak koymalıyız önümüze.

Bizi negatif düşüncelerimizden arındıracak en estetik terapi şekillerinden biri İkebana. Sonbahar geldiğinde yere düşen yaprak, kabınıza koyacağınız sararmış bir dal, aklınızda uzun zamandır yer edip, sizi huzursuz eden hislerinizden vazgeçmeniz gerektiğini ifade edebilir. İkebananız tamamen size ait ve bütün hislerinizi istediğiniz gibi aktarabilirsiniz.

Peki o kadar bahsettik, nasıl yapılır bu ikebana? Kolay mı zor mu, masraflı mı yoksa mezarlıktan kopardığımız çiçekleri de kullanabiliyor muyuz?

-Elbette bu sizin vicdanınıza kalmış bir durum- ama ikebana tahmin edildiği kadar kolay ya da göz korkutacak kadar zor, bütçe zorlayacak kadar da masraflı bir sanat değil. En azından her bütçeye adapte edilebilmiş. Orijinal ikebana aletleri çok pahalı olsa da, muadillerini kullanarak kendi uygun fiyatlı ikebananızı yapabilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken birkaç temel ilkeyi öğrendikten sonra bir Japon bilgesi edası ile bu sanatı icra edebilirsiniz.

İkebana sanatını diğer sanatlardan ayıran en önemli özelliklerinden birisi de kendine ait bir felsefesinin olması. Bahsettiğimiz gibi Çinli Budistlerden alınan bu sanat basit ve anlamsız, öylesine parçalardan oluşmuyor. Değinmeden geçmeyelim, dünya çapında 1000’den fazla ikebana okulu var. Bu okullarda ise en temelden başlayarak öğrencilere ikebana felsefesi öğretiliyor.

İkebana’yı basitçe yatay ve dikey olmak üzere iki stil olarak inceleyelim. Dikey stiller arasında en eski stil olarak kullanılan Kuge vardır. Uzunca bir dal ve yanında iki adet kısa daldan oluşur. Dikey stiller Kuge haricinde, doğanın güzelliğini ifade etmek için 7 dal ile oluşturulur. Bu 7 dal dağlar, şelaleler, nehirler ve ovalar gibi doğal güzellikleri sembolize eder ve bu stilin amacı çiçeklerin güzelliğini ön plana çıkarmaktır. Zamanında dikey stil rahipler ve aristokratlar tarafından daha çok tercih edilirmiş.

Yatay stil ise 3 katmandan oluşur. Yaradan (bazen cennet), Dünya ve İnsan veyahut Baba, Anne ve Çocuk gibi üçlemelerden oluşturulur.

İkebana stilinizi seçtikten sonra, seçtiğiniz stile uygun, çiçekleri taşıyacak sade bir kap bulmanız gerek. Bu kısım tamamen sizin zevkinize kalmış. Dikey stiller için uzun, yatay stiller içinde daha çok düz geniş kaplar tercih ediliyor. Tercihinize göre daha soyut tasarımlar da seçebilirsiniz.

Son olarak artık sırada işin en renkli, en huzurlu kısmı var. Çiçekler.

Çiçek seçiminde ise bazı püf noktalar var. Stilinize göre değişen çiçek tercihleri olabiliyor. Örneğin dikey stilde en uzun parça Shin olarak adlandırılıyor. Cennet veya Yaradan anlamı taşıyan bu parça için onlara ithaf edilmiş çiçekler tercih ediliyor. Şeftali çiçeği, kiraz çiçeği, açelya, zambak veya rezene gibi çiçekler seçilebilir. Orta uzunlukta olan parça Soe, İnsanı temsil ediyor. Şakayık, yıldız çiçeği, karanfil, gül, japon kızıl çamı, salkım söğüt çiçekleri seçilebilir. Çam ve salkım söğüt demişken, ikebana yaparken sadece çiçek seçmek zorunda olmadığınıza belirtelim. Ağaçlardan taze yapraklar, dal parçaları hatta kurumuş yapraklar da tercih edilebilir. En kısa parça ise Tai, Dünyayı temsil ediyor. Bu parçada narin ve zarif çiçekler seçiliyor. Biberiye dalı, bebek nefesi çiçeği, deniz lavantası gibi oldukça kırılgan çiçekler. Bir ihtimal belki de dünya hayatının bu çiçekler gibi kırılgan, hemen soluvereceğini ima ediyordur.

Çiçeklere karar verdikten sonra başlamaya hazırız. Başlangıç için pahalı, ulaşması zor çiçekler seçmek yerine daha gündelik hayatta ulaşılabilir çiçekler seçmekte fayda var. Malzemeleri toparlayıp, sakin bir yere geçerek başlamanızı tavsiye ediyoruz.

Öncelikle benliğimizi sakinleştiriyoruz. Zihnimizi olabildiğince durgunlaştırıp, sadece çiçeklere odaklanmaya çalışmamız gerek. Kabımıza bir miktar su dolduruyoruz ve içerisine ikebana malzemesi Kenzan işlevi görecek çiçek mantarı veya strafor koyuyoruz. Çiçekleri yerleştirmeden önce, damarlarındaki havayı boşaltmamız gerektiği için çiçeğin sapını suyun altında çiçek makası ile kesin. Bu şekilde çiçeğin damarlarında hava yerine su dolaşmış olur ve çiçeğiniz daha uzun ömürlü olur. Çünkü ilk başta söylediğimiz gibi, ikebana “yaşayan çiçek” anlamına geliyor.

İstediğiniz sıradan başlayarak çiçeklerinizi yerleştirmeye başlayabilirsiniz. Bu sırada kırgınlıklarınızı düşünün, mutsuzluklarınızı, sevinçlerinizi, nefretinizi, sevginizi, umudunuz, heyecanınızı ve hayal kırıklıklarınızı düşünün. Sizi siz yapan hislerinizi aklınızdan geçirerek sanatınızı icra edin. Mutsuzluklarınız olmasaydı mutluluğunuzun farkında olmazdınız. Çiçeklerle olan odağınızın bozulmasına izin vermeyin. Sessiz kalın ve ikebananıza saygı duyun. Japonlar yaptıkları ikebana karşısında sanki Yaradan’ın özünü ve amacını duyarmışçasına dikkat edip, saygı ile dururlarmış. Önce kendinizden sonra da kendi el emeğinizden saygınızı esirgemeyin.

İkebananızın bittiğini düşündüğünüzde sürekli görebileceğiniz bir yere yerleştirebilirsiniz.

Sanatınızı ve kabul ettiğiniz bütün hislerinizi kucaklayarak yepyeni bir hobinize merhaba deyin!

Püf noktalar

  • Minimalizmden uzaklaşmayın. Kalabalık formlardan uzak durun.
  • Dallarınız çok yapraklı ise tıraş edebilirsiniz.
  • Kenzan yerine çiçek mantarı veya strafor tercih edebilirsiniz.
  • Başlangıç için kolay erişebilir çiçeklerin anlamlarını araştırarak seçebilirsiniz.
  • İsmini bilmediğiniz çiçekleri öğrenmek için AI destekli uygulamaları kullanabilirsiniz.
  • İkebana’ya hangi yönden bakılmasını istiyorsanız, yerleştirmenizi ona göre yapın.

Yazar:

Ayşenur Şeyda BİLGÜ

Misafir Blog Yazarı

İlişkili Gönderiler

2 Comments

Leave a Comment